Editör
Ramazan, Arınma, Denkleştirme

Şeref Sidar
Doğu - Batı Kardeşliği

Muhammed Yıldırım
Referanduma Küçük, Siyasi Genel Affa Büyük EVET

M. Yasin Haskanlı
Kur’an ve İslamî Kimlik, Onurla Taşıdığımız Bir Yüktür

Zeki Savaş
Evet...

Nesip Hiçyılmaz
Sahih Düşüncenin Temel Koordinatları

Yavuz Yılmaz
Hakkârili Dosta…

Ahmet Kaya
Meselelere Bir Usul Dahilinde Yaklaşım Önceliğimiz Olmalıdır!

Necmiye İkra Yener
Semanın Seslendiği: Ey Şehid!

Kerem Enginsu
İnsanlığın kurtuluş Gemisi

Mustafa Naim
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)

M. Sıddık Marsaklı
Tevhid (1)

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah


Mustafa AYDIN


Kürtler Nereye?


“Kürt sorunu”nu ilk silahın patladığı 1984-Ağustos ayından beri olayları yakından takip etmeye çalışan biri olarak, 30 yıl boyunca konuyla ilgili yazılar yazdım. Her bir yazı, o günün gelişen olaylarına ilişkin bir şahitliği/tanıklığı ifade eder.
 

 
 
Gel Ey Selahaddin!
 
28 Aralık 2009
     Gel Ey Selahaddin!

     Aydın ALTAY

Dün seni gördüm düşümde, başını önüne eğmiş derin derin düşünüyordun, hüzünlüydün ağzını bıçak açmıyordu… Öfkeliydin, ağlıyordun… arada bir etrafına bakınıp hayıflanıyordun…

Dün seni gördüm düşümde, elinde kılıcın boynunda egalin vardı, yetim çocuklar karşılıyordu seni. Bir meşale olup yanıyordu türküler, bir umuttu görünen, buruk bir umut… oyun arkadaşlarının çoğu yoktu artık Filistinli çocuklarının. Az önce atılan bir füzenin ürkütücü sesinde öldüler, ne basit bir ifade, alışılmış bişey… Öldüler… Geride kalanlar ise birer savaşçı, her an gelecek ölümü beklemekteler. Oyuncaklar yıkıntıların altında, okullar birer harabe, kitaplarında kan desenli resimler

Marşlar söyleniyordu radyolarda, büyükler moral veren konuşmalar yapıyor, herkesi kenetlemeye çağırıyorlardı. Bölünmüştü halklar, bölünmüştü toprakları… Tanklar ilerliyordu zeytinlik bağlarında Filistin'in, yerle bir oluyordu güller, laleler… kan akıyordu çeşmeleri dumanlar yükseliyordu evlerden, geride harabe evler ve cansız bedenler, çocuklar direniş şarkıları söylüyorlardı aynı ağızdan. Bir kelebek hafifliğinde uçup gidiyorlardı, boyunlarında yalancı memelerle yalancı dünyadan göçüyorlardı… Bir çocuk seni çağırıyordu "teal ya selahaddin, teal"

Dün seni gördüm düşümde, elinde kılıcın, tehevvürden dişlerin birbirine geçirmiş, kaşlarını çatmıştın, suretin asık, öfkeliydin, ağlıyordun… çocuklar dizlerine tutunmuştu… seni karşılıyordu şehidler, en önde Ahmet yasin, şikaki, rantisi, meşal ve binlerce şehid… başları dikti, sana gülümsüyorlardı, ellerinde senin sancağın… sonra sen konuşuyordun… üzgündün, kederliydin, kırılmıştı sesin, kırılmıştı ayakta duran her şey…" biz böyle bırakmamıştık buraları, petrol kuyuları ölüm kusmuyordu" ellerini açıyordun ilahi makama "ya rabb şu sultanlıkları yerle bir et, rahatına düşkün ve zillet içinde onursuzca yaşayanları utandır rabbim"

Ey selahaddin; zalimleri böylesine cesaretlendirenler kim? evimizin içine kadar girdiler, namluların gölgesinde namusumuz ve kadınlarımızın gözü önünde kırılan onurumuz… Daha ne kadar dişlerimizi sıkacağız, sıkılacak diş kalmadı ağzımızda; Dilleri lal, kulakları sağır gözleri kör, dilsiz şeytanların bakışları arasında reva görülen katliamlar daha ne kadar seyredilecek televizyon ekranlarında? Farkında değiller mi riyakârlığın böylesine, beş vakit huzura duranların duaları nerede? Yoksa dua da mı etmiyorlar? Cenneti garantileyenler nerede, hani günahtan arındırılmış kitlelerin önderleri… ey eyyub-i yek olan ümmet'in bağrına Yahudi kurşunu değil, bizi içimizde bölenler ve sırtımızdan hançerleyenler parçalıyor.

Dün seni gördüm düşümde… Sen geliyordun ve okşuyordun çocukların saçlarını. Omuz vermiştin eli sapan gençlere, yüreğini ortaya koyuyordun ama tanıdık yerlerden zehir zemberek telkinler geliyordu. Seni ve sancağını taşıyanları kınıyorlardı, sizi taşlıyorlardı Beyrut'un, Filistin'in sokaklarında…

Biliyorum selahaddin; gördüğüm düş öfkelendirecek birilerini, hatta lanetleyecekler beni. Biliyorum cehennemde bana yer ayıracaklar. Söyle ey selahaddin; cehennem Filistinli annelerin yüreği kadar mı kor? Filistin kadar mı? Ahh Filistin! Sevdam, ilk kıblem, kirli ellerin işgalindeki mabedim. Yanı başında bir masa kurulmuş ve her türlü oyunlar oynanmakta. Senin üzerine zar tutuyorlar büyük kumarbazlar.

Çocukların kanı üzerine, annelerin gözyaşları üzerine, yıkılan evlerin enkazı üzerine… Topraklarımız şimdi herkesin gözü önünde gasp ediyorlar ve herkes sadece seyrediyor. Gel ey selahaddin, gel şu gözü yaşlı ümmetin hatırına, gel ki gördüğüm düş gerçeğe dönüşsün… Rabbimin yardımını getir, rabbimin yardımıyla gel…

Vuslat Dergisi


Bu yazı 481 kere okundu



Adınız Soyadınız :
E-mail :
Başlık :
Yorum :  
Güvenlik kodu :
   
hakkarili 02 Ocak 2010 01:25:22
mm ye

Selahattin kim ötekiler kim, oyuna getirmeye çalışanlar kim, sünnilik ile alaka nedir. Rahmet kime okunur, İslam tarihinde rahmet okunması gerekenler kim ve oyuna gelenin sen olmadığına emin misin. Yazdıklarını kendin okuyabilirsen nasıl bir oyunda kelime türettiğini görebilirsin. Hakikat arayışı dediğin nedir, Müslüman bir şahsiyete çamur atmak mı,? Tam da bu tür düşünceler eksikti, bir Kürd büyüğü olduğu için mi yoksa öteki oluyor, Haçlılar ile savaştığı için mi, Kudüsü ihya ettiği için mi, zulüm tarihine mazlumların adını yazdırdığı için mi öteki oluyor, Yeter artık bu tür düşüneler, o zaman bize rahmet okumamız gerekenleri ve öteki olmayıp müslümanlardan olanları sayar mısın, tarih nasıl ve nereden doğru okunur açıklar mısın.


mm 01 Ocak 2010 19:25:06
Hakikat arayisi!!!

s.a.
Kardesler artik tarihi dogru okuyalim özgürce ve hürce selahaddin in yaptiklarinin ne demek oldugunu o zaman görebiliriz yoksa aynen devam.Binlerce müslümanin kanina girmis ,saltanatini iktidarini gücünü böylece ortaya koymus birisine lütfen rahmet okumayalim.Bunu sünnilik adina yapan bu sahsiyeti eger mesru görürsek vay halimize ki ,o zaman savundugumuz anlayislarin büyük bir celiskisini yasamis oluruz...
Lütfen dogru okuyalim...
Hamasete,duygusalliga ve herseydende öte ötekilerin oyununa gelmeyelim...
vesselam


hakarili 01 Ocak 2010 00:46:25
mm isimli zata

ne demek istedin alaşılmıyor biraz açık söylesen.


Şeref SİDAR 29 Aralık 2009 14:43:22
SELAM

Yazdıklarından dolayı sana öfkelenenler olsa da; yine bu yazdıklarından dolayı sana Allah tan ecir dileyenler de vardır.
ancak kimsenin ne sana ne de bir başkasına ahiret yurdunda yer tayininde bulunması haddine değil.
kaleminiz istikamet üzere kalsın inş
dua ile


mm 29 Aralık 2009 00:56:47
Selahaddin aman gelmesin!!!

s.a.
Selahaddin yoksa ilk önce müslümanlari mi halledecek tarihteki gibi siz hangi selahaddin den bahsediyorsunuz Allah askina biraz akli selim olunda hakikati görün lütfen...
vesselam


 
DOSYA
 
FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (SON)
PERSPEKTİF
 
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Referandum Kandırmacası
  • İbrahim PUTKIRAN
    Bıktık Şu Virgül(,)lerden
  • ŞİİR
     
  • ABDURRAHMAN AŞKAN
    Kadir Gecesi
  • HİKMET KIZIL
    Eylül/üm
  • Gürsel ÇOPUR
    Yıkılan Kelebek Kanatları
  • AİLE
     
  • Bilinçli anne baba olmanın yolu
  • Gençlik Sorunları ve Çözümleri
  • Bu sıcaklarda neler yapılmaz
  • Haksöz Dergisinin Eylül 2010 Sayısı Çıktı!
    Özgün İrade Dergisinin 76.Sayısı Çıktı!
    İSLAMÎ KESİM VE DEĞİŞİM (Yeni) (20 YORUM)
    Değişim hayatın ve onu kuşatan mesajın dinamik boyutuna işaret etmekle birlikte bünyesinde yozlaşmayı da barındırabilen bir olgu. Bütün değişimler sancılıdır ve sorgulanmadan gerçekleşen değişimler yeni hüsran ve yanılgılara neden olabilir. İslamî kesimler ve tabiatıyla Müslüman bireyler değişim anaforunda yollarını bulmaya, istikametlerini korumaya çalışıyor. Dünya, yaşadığımız topraklar, insan p...>>>

     
      Referandumda nasıl bir tercihte bulunacaksınız?

      Evet
      Hayır
      Boykot

    Yönetim ne halkındır, ne halk tarafından yapılır, ne de halk içindir.

    - Noam Chomsky
     
     
    2397692
     

     
    10
     

      11 Eylül 2010 Cumartesi