Editör
Ramazan, Arınma, Denkleştirme

Şeref Sidar
Doğu - Batı Kardeşliği

Muhammed Yıldırım
Referanduma Küçük, Siyasi Genel Affa Büyük EVET

M. Yasin Haskanlı
Kur’an ve İslamî Kimlik, Onurla Taşıdığımız Bir Yüktür

Zeki Savaş
Evet...

Nesip Hiçyılmaz
Sahih Düşüncenin Temel Koordinatları

Yavuz Yılmaz
Hakkârili Dosta…

Ahmet Kaya
Meselelere Bir Usul Dahilinde Yaklaşım Önceliğimiz Olmalıdır!

Necmiye İkra Yener
Semanın Seslendiği: Ey Şehid!

Kerem Enginsu
İnsanlığın kurtuluş Gemisi

Mustafa Naim
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)

M. Sıddık Marsaklı
Tevhid (1)

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah


Mustafa AYDIN


Kürtler Nereye?


“Kürt sorunu”nu ilk silahın patladığı 1984-Ağustos ayından beri olayları yakından takip etmeye çalışan biri olarak, 30 yıl boyunca konuyla ilgili yazılar yazdım. Her bir yazı, o günün gelişen olaylarına ilişkin bir şahitliği/tanıklığı ifade eder.
 

 
 
Ölümü Unuttuk Mu?
 
06 Ocak 2010
     Ölümü Unuttuk Mu?

     Musab BARAN

Bize şah damarımızdan daha yakın olan ölümü unuttuk mu?

Yoksa hatırlamak mı istemiyoruz?

Her gün onlarca ölüm haberi alıyoruz.

Onlarca taziyelerimizi sunuyoruz.

Sıranın bize gelmeyeceğini mi düşünüyoruz.

Yoksa ölüm uzak mı bize(!)?

Ya da ölümden söz edildiğinde bizde ellerimizi tahtalara vurup(Allah geçinden versin diyenlerden miyiz?

Allah’ın adına kasem ederim ki ölüm ne erken gelir, ne de geç, vakti geldiğinde gelir.

Ama ne zamandır o vakit…

Ölümü inkâr ettiğin(m)izi söyleyemem. Lakin dünya hayatına o kadar daldık ki ölümü gerektiği düşünemiyoruz. Biz Allaha inanlar olarak Hz. Muhammed (S.A.V)’e iman eden Müminler olarak birbirimize ölümü hatırlatmak birbirimize hayat nizamı için bir görevdir. Tıpkı Hz. Ömer’in kendisine her gün ölümü hatırlatması için ÖLÜM HABERCİSİ diye bir görevli tuttuğu gibi.

Hazreti Âmine validemiz, son söz olarak:
“Her yaşayan ölür, Her yeni eskir," demişti.
Evet, bizde öleceğiz.
Bahar gibi kışa dönüşeceğiz.
Gündüz gibi geceye karışacağız.
Bişr-i Hafi Hazretleri, öleceği sırada bir talebesine şu nasihatte bulunmuş.
“Ey evlat! Bir karınca vardı yazın taneleri toplardı. Sonra bir anda bir yırtıcı bir kuş gelip taneleri kapıp kaçtı. İşte hayat da böyle bir şeydir. Biz de hep mal-mülk biriktiririz.
Ama ya ecel kuşu bizi alıp götürür ya da o mal geride kalanların olur. Onun için dünyaya fazla gönül vermemek lazım.”

Dünya tahtına oturmuş Hz Süleyman'ı düşünürüm
Onca mal-mülkün sultanı, her şeye sahipken rüzgâra emir verirdi, ama ne yazık ki, Cin'lere hükmeden Süleyman, toprağa hükmedemedi.
Değil miydi o firavun, ilahlık taslayan?
Sonra da Musa'nın o asasıyla, yarılan nehirde boğulan.
Değil miydi kendini ilah zanneden Nemrut'u bir sinek öldüren?
Allah ayetinde "akıl sahipleri ibret almazlar mı?" diye uyarmadı mı?
Peki, neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp gidiyoruz?
Elinde sonunda o tahta kambur tabuta girmeyecek miyiz?
Yoksa Nemrut mu olduk?
Firavun mu olduk da dinlemiyoruz Ayetleri.
Nefsimize uşak oluyoruz.
Ne çabuk da, "Her nefis ölümü tadacaktır" ayetini unuttuk?

Acaba neredeler şimdi?
Onca Allah dostu nerdeler?
Toprak yuttu onları.
Ecel kuşu kaptı kaçtı…

Sonuç olarak şu mesajı iletebiliriz:”Siz merkezdesiniz; sağcı ya da solcu değilsiniz; Allah’a teslim olmuşsunuz; sosyalist, kapitalist, liberal, faşist, vs. değil, sadece Müslümansınız. Siz elli küsur ülke ve iki milyara yakın nüfusunuzla ayrı bir güçsünüz; başkalarının uydusu olamazsınız; çünkü gücünüzü inancınızdan alıyorsunuz, başka güçlere muhtaç değilsiniz. Ne özel mülkiyeti reddeder ne de onu kutsarsınız; ne büyüklerinizi tanrılaştırır ne de onları rencide edersiniz; ne dünya metaını reddeder ne de onu tek hedef seçersiniz. Siz, uyan değil, uyulansınız. Sizler şahit yani örnek bir modelsiniz. Savaş ve barışa siz karar verirsiniz, insanlara hidayeti, barışı, esenliği siz götüreceksiniz, ihtilafla düştüklerinde size müracaat edecekler. Dünyada kalacağınız kadar dünyaya, ahirette kalacağınız kadar ahirete önem verirsiniz. Dünyanın bir imtihan yurdu olduğunu bilirsiniz, oraya varmak için yolculuk halinde olduğunuzu unutmasınız.([1])

Rabbim sonumuzu Nemrutların sonu gibi yapmasın. Bizleri firavun gibi imansız olarak zorlukta bırakmasın.

Rabbim bizleri İbrahimlilerin yolunda olanlardan eylesin. Güneşe değil aya değil yıldızlara değil İNSANLARA değil bir tek olan ALLAH’A kulluk eden kullarından eylesin. Bu dünyada Hz. Muhammed (S.A.V) in yolunda olanlardan eylesin. Ebedi dünyada da bizleri en son resulünün komşusu yapsın. Âmin

O’na (Allah’a) Emanetiz… 

 


 

[1] CANDAN Abdülcelil: Dinde Aşırılık ve İtidal

 

 


Bu yazı 470 kere okundu



Adınız Soyadınız :
E-mail :
Başlık :
Yorum :  
Güvenlik kodu :
   
adullah 16 Ocak 2010 13:07:55
paylaşımınız için tşk.

hocam ellerinize, kaleminize, yüreğinze sağlık..
bize bü mbarek ölümü tekrardan hatırlattığınız için sağolun


feraşini 10 Ocak 2010 01:22:51

Sevgili Kardeşim tüm benliğim ve yüreğim ile duanıza amin diyor, bu uyandırmalarınız ve hatırlatmalarınızın devamını diliyorum


 
DOSYA
 
FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (SON)
PERSPEKTİF
 
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Referandum Kandırmacası
  • İbrahim PUTKIRAN
    Bıktık Şu Virgül(,)lerden
  • ŞİİR
     
  • ABDURRAHMAN AŞKAN
    Kadir Gecesi
  • HİKMET KIZIL
    Eylül/üm
  • Gürsel ÇOPUR
    Yıkılan Kelebek Kanatları
  • AİLE
     
  • Bilinçli anne baba olmanın yolu
  • Gençlik Sorunları ve Çözümleri
  • Bu sıcaklarda neler yapılmaz
  • Haksöz Dergisinin Eylül 2010 Sayısı Çıktı!
    Özgün İrade Dergisinin 76.Sayısı Çıktı!
    İSLAMÎ KESİM VE DEĞİŞİM (Yeni) (20 YORUM)
    Değişim hayatın ve onu kuşatan mesajın dinamik boyutuna işaret etmekle birlikte bünyesinde yozlaşmayı da barındırabilen bir olgu. Bütün değişimler sancılıdır ve sorgulanmadan gerçekleşen değişimler yeni hüsran ve yanılgılara neden olabilir. İslamî kesimler ve tabiatıyla Müslüman bireyler değişim anaforunda yollarını bulmaya, istikametlerini korumaya çalışıyor. Dünya, yaşadığımız topraklar, insan p...>>>

     
      Referandumda nasıl bir tercihte bulunacaksınız?

      Evet
      Hayır
      Boykot

    Yönetim ne halkındır, ne halk tarafından yapılır, ne de halk içindir.

    - Noam Chomsky
     
     
    2397674
     

     
    9
     

      11 Eylül 2010 Cumartesi