Editör
Ramazan, Arınma, Denkleştirme

Şeref Sidar
Doğu - Batı Kardeşliği

Muhammed Yıldırım
Referanduma Küçük, Siyasi Genel Affa Büyük EVET

M. Yasin Haskanlı
Kur’an ve İslamî Kimlik, Onurla Taşıdığımız Bir Yüktür

Zeki Savaş
Evet...

Nesip Hiçyılmaz
Sahih Düşüncenin Temel Koordinatları

Yavuz Yılmaz
Hakkârili Dosta…

Ahmet Kaya
Meselelere Bir Usul Dahilinde Yaklaşım Önceliğimiz Olmalıdır!

Necmiye İkra Yener
Semanın Seslendiği: Ey Şehid!

Kerem Enginsu
İnsanlığın kurtuluş Gemisi

Mustafa Naim
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)

M. Sıddık Marsaklı
Tevhid (1)

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah


Mustafa AYDIN


Kürtler Nereye?


“Kürt sorunu”nu ilk silahın patladığı 1984-Ağustos ayından beri olayları yakından takip etmeye çalışan biri olarak, 30 yıl boyunca konuyla ilgili yazılar yazdım. Her bir yazı, o günün gelişen olaylarına ilişkin bir şahitliği/tanıklığı ifade eder.
 

 
 
İMAM’ın Balyoz Harekât Eylem Planı
 
27 Ocak 2010
     İMAM’ın Balyoz Harekât Eylem Planı

     Alaattin BİLMEZ

Sevgili okur, birazdan ilk kez ve sadece burada okuyabileceğiniz gerçek bir “Balyoz Harekât Eylem Planını” deşifre edeceğim. Bu planda bahsi geçen kişi ve kurumlar tamamen gerçektir. Komplo teorisyenleri, film yapımcıları, 7 yaşından küçük çocuklar, 70 yaşından büyükler, kalp damar rahatsızlığı olanlar, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyenler lütfen bu yazıyı dikkatlice okusun.

Son zamanlarda Taraf gazetesinin ardı ardına yayınlamış olduğu “sözde” darbe eylem planları “milletimizin gözbebeği”! Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bir hayli zor durumda bırakmış görünüyor. Genelkurmay başkanımız Org. İlker Başbuğ, bu yayın ve ifşa eylemlerine karşı neyi neresinden tutacağını, nasıl ve nerede izah edeceğini şaşırmış bir vaziyette.

Arkasına yıldız ve apoletleri sıraya dizip, Ankara’da kürsüye yumruk vuruyor olmuyor. Safranbolu’da balkondan bağırıyor olmuyor. Samsun’da gemiden parmak sallıyor yine olmuyor. Olmuyor ve kimse korkmuyor.

En son yayınlanan “Balyoz Harekât Planında” güya ordumuz camilere bomba atacakmış. Yönetimi sıkı tutacak, şu kadar kişiyi tutuklayacak, bu kadar yeşil paraya el koyacakmış. Halkımızın tüm bu yazılanlara inanmasını elbette ki beklemiyoruz. Çünkü “Hücuma kalkarken bile Allah Allah” nidasıyla hareket eden bir ordudan böyle bir plan beklemek elbette ki “insafsıca” olur.

Ordumuzun güzide generalleri bir araya gelmişken onca ciddi güvenlik meselesinin içinde haydi bir oyun oynayalım da biraz stres atalım demişlerdir. E koca adam olmuşsun. Bu yaşta da gidip atari oynayacak, misket yuvarlayacak halin yok ya. Hazır strateji oyunları sanal âlemde en popüler uğraşı iken, bir general bir generale: “Haydi gel bir milli strateji oyunu da biz yazalım, çizelim de milletimize armağanımız olsun” demiştir en fazla.

Tabi halk cahil! Bunu bile anlayamaz. Niçin? Çünkü yandaş medya her gün masa başı haberlerle kafalarını bulandırıyor da ondan. Her ne kadar seçilmiş birçok değerli gazetecimiz! Olanları görmezden geliyorsa da ellerinde, karşı argüman olarak kullanabilecekleri, üç flaşlı bomba haberleri yok.

Bugün sabah namazından sonra vicdani rahatsızlığımdan dolayı bir türlü uyku tutmadı. Yıllardır bir sır olarak sakladığım “sözde değil özde gerçek” bir balyoz eylem planını sayın genelkurmay başkanımız ve değerli seçilmiş gazetecilerimize bir hizmetim olsun diye açıklamaya karar verdim. Artık onların da gönül rahatlığıyla sahiplenebilecekleri, manşetlere ve ana haber bültenlerine taşıyabilecekleri bir balyoz harekât eylem planları olacak.

Efendim yazının başlığında da okuduğunuz üzere bu plan bir İMAM tarafından hazırlandı ve işleme konuldu. Evet, yanlış okumadınız bu balyoz eylem planını hazırlayan ve uygulayan bir imam. Hem de fahri.

Köyümüzün camisi yılardan beridir ha yıkıldı ha yıkılacak bir durumdaydı. Köye hangi imam geldi ise ilk gündem maddesi caminin yapımı oluyordu. İlk vaazların konusu hep camimizi yapalım, onaralım, inşa edelimdi. Amma velâkin hiçbir imam, köylüyü bir türlü harekete geçirememiş ve camiyi o halinden kurtaramamıştı. Zaman geçtikçe camiinin zaten harabe olan durumu gittikçe kötüleşiyordu ve gelen hiçbir imam çatlakları sıva ile kapatmak ve badana üstüne boya yapmaktan ileriye gidememişti.

Son gelen imamın da (ismini veremeyeceğim) geldiği ilk gün ve verdiği ilk vaazında ilk ve tek gündem maddesi yine aynıydı. “Camimizi yapalım.” “Bu haliyle bir gün üzerimize yıkılacak.” “Allah rızası için el ele verelim de yapalım.” Lakin duvar kıpırdamış, duvardan ses gelmiş ama köylüden ses çıkmamıştı.

Bu durum karşısında imam bir şey yapmalıydı ama ne? Bunun için her gece düşünüyor, yatağında kıvranıyor, gözüne uyku girmiyordu. Bir gün kendi kendisi ile yaptığı bir istişare toplantısı sonucunda “Balyoz Harekât Planını” hazırlamaya karar verdi. Bu harekât planı çerçevesinde kendisine lazım olan bir adet balyoz, bir an önce temin edilmeliydi. İlçeye gittiği ilk gün bu balyozu satın alarak planın ilk aşamasını devreye koymuştu. Plan dâhilinde her sabah, namazdan önce caminin duvar taşlarından bir tanesini kıracaktı. Daha sonra balyoz caminin bir köşesine saklanacak ve ezan okunacaktı. Böylece caminin yıkılması hızlandırılacak ve köylüleri camiyi yeniden yapmaya mecbur bırakacaktı.

Dikkat edin sayın okur. Yıkılması planlanan bir camii, yıkacak olan bir imam ve balyoz…

İlk birkaç gün harekât planını başarı ile uygulayan imam için işler hiç de yolunda gitmemişti. Bir kaç gün sonra imamdan önce uyanıp camiye giden köylüler, imamı suçüstü yakalamış ve planını deşifre etmişlerdi. Tabi bu deşifre edilme imamın o köy için imamlığının da sonu olmuştu. Camiyi yapmak için hazırladığı balyoz harekât planı, imamın ekmek kapısının kapanmasına neden olmuştu.

Evet, sevgili okur şimdi yandaş medya işi sulandıran eylem planı diye manşetler atacaktır. Size soruyorum. Hangi imam ezan okuduğu, her sabah “Allah Allah” dediği camiyi yıkmak için harekât planı hazırlayabilir. Bu nasıl “vicdan”, bu ne “insafsızlık”.

Ey yandaş medya, eğer eşitlik, özgürlük, şeffaflık adına, daha çok demokrasi adına “milletimizin göz bebeği” TSK’nın seçkin birkaç subayının oynamış olduğu bir strateji oyununu “Balyoz Harekât Planı”  diye “insafsızca” manşetlere çekiyorsan, buyurun bunu da yazın. Ama yazamazsınız. Çünkü siz “Taraf”sız olamazsınız.

Evet, sevgili okur bu olaydan birkaç ders çıkarılabilir. Ama siz yine de bir ders çıkarmaya çalışmayın. Okuyun ve uyuyun.

Bize ne. Camilerimiz harabe durumdaymış. Yıkılacakmış. Biz yapmazsak, onarmazsak, okumazsak, sahip çıkmazsak birileri onların üzerine planlar yapar. Yıkar, yakar, yok eder.

İyi uykular, tatlı rüyalar…


Bu yazı 621 kere okundu



Adınız Soyadınız :
E-mail :
Başlık :
Yorum :  
Güvenlik kodu :
   
beheval 15 Şubat 2010 13:56:00

sevgili alattin bey bu millet yıllarca dostunu düşmanından ayırt edebilmiştir,ancak biz öyle bir zamanda yaşıyoruzki kimin imam, kimin be-iman olduğunu anlamakta çok zorlanıyoruz.allah-allah diyen ordumuzun camiyi bombalayamayacağını savunuyorsun ama şunu unutmaki namazda gönlü olmayanın,kulağı ezanda olmaz.


Ali Turab 01 Şubat 2010 20:58:30
Balyozculara Duyrulur!

Duydum ki balyozcular Harekat planlarını yaparlarken Allah Allah diyerek iş yaparlarmış. Bilmelerinde fayda var Allah adıyla başlayan işin sonu Allah adıyla sonlanır. Nasıl mı ? Alın size Nasrettin Hoca!nın hikayesiyle ısapatı.
Nasrettin Hoca'nın yaşadığı beldedeki caminin halıları sıkça çalınıyormuş. Hırsızın kim olduğu bir türlü ortaya çıkarılamayanca Hoca Camide nöbet tutmaya karar vermiş. Bir kaç gece Nöbet tutmuş. Bu sırada gecenin birinde Hoca uygun bir yerde saklanırken caminin kapısının açıldığını duymuş. Olduğu yerde pür dikkat kesilmiş Hoca. Kapıyı açan adam uzun ve tecvid kurallarına uygun bir besmele çektikten sonra sağ ayağıyla içeri girmiş. İçeri girdikten sonra başlamış söylenmeye: El abdu Abdullah (kul Allahın kulu); El beytu beytullah ( Ev Allah'ın evi); El malu malullah (mal Allah'ın malı)diyerek başlamış halıları dürümeye. Bu sırada Hoca da saklandığı yerden çıkıp elindeki sopayla adamın kafasına oturaklı bir darbe indirip Ed-derbu min tarafillah ( Darbe de Allah Tarafından) deyip adamı bir güzel haşlamış.
Bilmem anlaşıldı mı?
İlgililere duyrulur!


muhasip 01 Şubat 2010 13:56:43
eline sağlık

değerli kardeşim, eline sağlık yazıyı büyük keyifle okudum... yanlız duydunmu bilmem, senin imam; cebinde "balyoz planı" sırtında "balyozu" istanbulun yolunu tutmuş. fahri imamlık yapabileceği ve yarım kalan planını icra edebileceği bir yer arıyormuş.


TERTİP 31 Ocak 2010 17:50:11

milletin desteğini almadan cami yapmakta , yıkmakta , bombalamakta , pek mümkün deyil galiba.
ilgilenenlere , aklının ucundan geçirenlere . aklının ucundan geçirdikten sonra beş bin sayfalık uygulama pılanı hazırlayanlara, bu pılanı hazırlayıp deşifre olanlara , deşifre olanların düştüğü durumdan ders almayarak hala bunu aklının ucundan geçirenlere duyrulur.


Miraç 28 Ocak 2010 12:08:13

sevgili apoletli kardeşlerimiz bizim direngen bir halk oluşumuzu anlamış,her seferinde kendi gayri insani planlarını uygulayacak bir hükümeti başa getirmediğimiz için,için için içerlenmişler baksanıza.yanlış anlamayalım adlarını tarihin sayfalarına vayy be bizde darbe yapanların kurucu heyetindeyiz dedirmek maksatları.torunlarına anlatacak balyoz gibi bir hikaye bırakmak istemişlerdir.bir renk olsun istemişlerdir.biraz aksiyon, tanklar yürüsün, millet ekşın görsün.bu filmin senaryosu sanki darun nedvede yapılmış mübarek.demekki artık camilerdede Allah demek rahatsız etmiş olacak.Ne diyelim keser döner, sap döner ,bir gün gelir hesap döner.Kaleminize sağlık Alaattin kardeş..


cihan alem 28 Ocak 2010 12:06:05
harika

kalemine sağlık.Gülelimmi? ağlayalım mı?
gündeme bu yazı iyi gitmiş.


İbrahim Sediyani 28 Ocak 2010 03:00:04

Keyifle okudum. Kalemine sağlık. Özellikle şu iki vurgu çok hoşuma gitti:

"Lakin duvar kıpırdamış, duvardan ses gelmiş ama köylüden ses çıkmamıştı."

"Bir gün kendi kendisi ile yaptığı bir istişare toplantısı sonucunda..."



Şeref 27 Ocak 2010 21:08:30

Balyoz herakat planı başarılı olmamış galiba. imam da sürgüne gitmiş. yazık bu balyoz adında ki hiç bir plan sonuç vermeyecek anlaşılan
aman Allah korusun.
bütün balyoz planlarının sonucu bu olsun inş.
keyifle okudum.
eyvallah.


 
DOSYA
 
FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (SON)
PERSPEKTİF
 
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Referandum Kandırmacası
  • İbrahim PUTKIRAN
    Bıktık Şu Virgül(,)lerden
  • ŞİİR
     
  • ABDURRAHMAN AŞKAN
    Kadir Gecesi
  • HİKMET KIZIL
    Eylül/üm
  • Gürsel ÇOPUR
    Yıkılan Kelebek Kanatları
  • AİLE
     
  • Bilinçli anne baba olmanın yolu
  • Gençlik Sorunları ve Çözümleri
  • Bu sıcaklarda neler yapılmaz
  • Haksöz Dergisinin Eylül 2010 Sayısı Çıktı!
    Özgün İrade Dergisinin 76.Sayısı Çıktı!
    İSLAMÎ KESİM VE DEĞİŞİM (Yeni) (20 YORUM)
    Değişim hayatın ve onu kuşatan mesajın dinamik boyutuna işaret etmekle birlikte bünyesinde yozlaşmayı da barındırabilen bir olgu. Bütün değişimler sancılıdır ve sorgulanmadan gerçekleşen değişimler yeni hüsran ve yanılgılara neden olabilir. İslamî kesimler ve tabiatıyla Müslüman bireyler değişim anaforunda yollarını bulmaya, istikametlerini korumaya çalışıyor. Dünya, yaşadığımız topraklar, insan p...>>>

     
      Referandumda nasıl bir tercihte bulunacaksınız?

      Evet
      Hayır
      Boykot

    Yönetim ne halkındır, ne halk tarafından yapılır, ne de halk içindir.

    - Noam Chomsky
     
     
    2397611
     

     
    11
     

      11 Eylül 2010 Cumartesi