Editör
Ramazan, Arınma, Denkleştirme

Şeref Sidar
Doğu - Batı Kardeşliği

Muhammed Yıldırım
Referanduma Küçük, Siyasi Genel Affa Büyük EVET

M. Yasin Haskanlı
Kur’an ve İslamî Kimlik, Onurla Taşıdığımız Bir Yüktür

Zeki Savaş
Evet...

Nesip Hiçyılmaz
Sahih Düşüncenin Temel Koordinatları

Yavuz Yılmaz
Hakkârili Dosta…

Ahmet Kaya
Meselelere Bir Usul Dahilinde Yaklaşım Önceliğimiz Olmalıdır!

Necmiye İkra Yener
Semanın Seslendiği: Ey Şehid!

Kerem Enginsu
İnsanlığın kurtuluş Gemisi

Mustafa Naim
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)

M. Sıddık Marsaklı
Tevhid (1)

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah


Mustafa AYDIN


Kürtler Nereye?


“Kürt sorunu”nu ilk silahın patladığı 1984-Ağustos ayından beri olayları yakından takip etmeye çalışan biri olarak, 30 yıl boyunca konuyla ilgili yazılar yazdım. Her bir yazı, o günün gelişen olaylarına ilişkin bir şahitliği/tanıklığı ifade eder.
 

 
 
 
20 Ocak 2008
     ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE

     İBRAHİM ORUÇ

İsyanla başlıyor insaniyet. İsyanla; yani asilikle. Önce cennetten kovuluyor insan sonra kendinden. Rabbinden ayrılmanın acısıyla yeryüzüne inen insan, tüm benliğiyle kendini O'na adamakla başlıyor işe. Çektiği özlemin acısı ona adayışın yönünü ve kutsiyetini öğretiyor. Adayış Kabil'in kibriyle yolunu değiştirip çeşitleniyor. Kabil’in kibri şeytanın dünyadaki ilk zaferi ve ruhun ilk yaralanışı. İnsan arayış yönünü yavaş yavaş kaybetmeye, içindeki ilahi tebliğin üstünü örtmeye başlıyor. Ve adayış arayışa dönüyor.

II  

Özgürlüğün hutbesini irad eden şu akbaşlı güvercinlerin bile boyunlarında esaret halkaları var. Onların özgürlüğü gökyüzünün varlığı kadar. Oysa benim ruhum gökyüzüne sığmayacak kadar engin. Bu gökler içimdeki, sancıyı, ızdırabı, acıyı kederi, kırılış noktasındaki umudumu ve sabrımı taşıyacak kadar güçlü değil. Benim özgürlüğüm yeryüzüne ve gökyüzüne pervasızca tünemekle gerçekleşemez.

O halde tüm zincirlerimi kırıyorum; tüm bağlarımı koparıyorum ve hayat arenasını, arzulayanlara bırakıyorum. Kendimle baş başa kalmak kendimi tekrar yoğurmak; ezelin ve ebedin sınırsızlığını düşüncemin can damarında gezdirmek için Hira’ma çekiliyorum. İçgüdülerimin çekimlerinden, fıtratımın tebliğinden soyutlanmak ve gaybın derinliklerine adım atmak için bu zaman hengâmesini bırakıyorum. Her ideolojiyi her dini her düşünceyi aklımın ve kalbimin testisinden uzayın boşluğuna bırakıyorum. İktisadın köleliğinden, siyasetin baskısından, kanunlardan, kanun koyuculardan kurtulmak adına her şeyin başına La kılıcını indiriyorum. Benim özgürlüğüm beşeri sistemlerin ve istemlerin çerçevesiyle sınırlandırılamaz.

III                  

Hayır... Hayır... Olmadı. Yine olmadı. Hala özgür değilim. Yanıldım. Her şeyi reddettim. Tüm tasavvur ve imgeleri tüm din ve ideolojileri... Ama... Ama yine esirim. Her şeye sadece kendime dayanarak karşı çıktım. Bu esaret halkaları ruhumun boynunu sıkıyor hala. Kendi ayetlerimin kılıcıyla tüm ayetlerin başını vurdum. Zindanlarımın parmaklıklarını özgürlüğe olan ideallerimle erittim. Herkesin göğünden kendi inşa ettiğim göğe çekildim. Ya şimdi. Ya ötesi. Ötesi yok... Her zinciri kırdım, her esaretten kurtuldum ama kendimde kalakaldım. Kendi La kılıcımın tahtında esir oldum. Her şeyi ret ettim; her şeyi kabul ettiğimin farkında olmadan.

IV

Ey özgürlük hayatım boyunca hep seni aradım. Senin eteklerine varmak için nice engelleri ardımda bıraktım. Tüm hüviyet ve uzviyetimi senin yolunda yıprattım ve sen sandığım bir esarete boyun eğdim. Gönül “Ankam” “Kaf” dağını buldu ama onun da esaretini görünce bezginleşti, durgunlaştı, karardı ve kendi ahıyla küle döndü.

Ve çöldeyim... Önümde kan ağlayan Kerbela. Ey özgürlük; kalbim ızdırap, acı ve keder içinde. Verdiğim her nefes kum taneciklerinden bir Mecnun yontuyor. Ayaklarımda koşa koşa girdiğim zindanın zincirleri. Dilimde rüzgârı acıdan sarhoş eden hasret gazelleri. Ey özgürlük işte Kerbela işte ben. Senin için çıktığım bu yolda ya kendini bana göster ya da beni hücre hücre dağla.

Bana tutsaklığın lehçesini öğreten sana olan sevgimdir. Meşakkatin toprak toprak gözlerime dolduğu bu yolda binlerce akbaba çaresizliğimin ardında pusu kurmuş. Bu puslu tutsaklıklardan kurtar beni.

V

Latif bir ses... Yıllardır hasretini çektiğim yıllardır aradığım bir ses. Bu ses bir yağmur gibi çölleşen kalbime can vermek için bana özgürlüğün sırlarını fısıldıyor. Dudaklarındasın dökülen her kelime içimde esir olmuş özgürlüğü serbest bırakıyor. Bu ne şerbet böyle çöl bile bir damlasıyla asırların susuzluğunu giderdi. Bu ne şerbet böyle gönül ankam küllerinden doğdu yeniden.

VI

Ruhun özgürlüğü bağlanmaktır; bedenin özgürlüğü ise toprak olmak.  Özgürlük fıtrattan gelen Hu sesini işitmek ve ona itaat etmektir.

20.01.2008


Bu yazı 894 kere okundu



Adınız Soyadınız :
E-mail :
Başlık :
Yorum :  
Güvenlik kodu :
   
mehmet sevim 27 Ocak 2008 12:21:49

kardeşim ibrahim yüreğine kalemine kuvvet yazınızın tek kelime ile zengin içeriği olan saf ve sade gösterişsiz ve güzel ama bir surun var
yazınn seyri birbiyle olan bağlantısı gerekli olmayan bazı kelimeleri fazla kolanarak kununun anlamını azda olsa buzmuş buna dikkat edin ve devamını bekliyuruz allaha emanet bolca selam


selman 21 Ocak 2008 15:29:15

özgürlüğe hasret kaldığımız bu zamanda kendimizeden ve çevremizde kaybulduğumuz ne istediğimizin belli olmadığı bu çeltrefili zamanın öze dönüş savaşcısı sana selam olsun


gevdan 21 Ocak 2008 11:20:18

Okuduğumda çok hoş bir tat aldım yazınızdan, insanı gerçekten sarıp özgürlük diyarında kanatlı bir gezintiye çıkarıp daha sonra ayakları yeryüzü zeminine basan realiteye taşımasını bilmiştir. BU şiirsel kaleminizin okuma damaklarımızda bırakmış olduğu tat daim olsun .


CegerXun 20 Ocak 2008 21:55:00

Değerli kardeşim,
kalemine yüreğine sağlık. ne güzel yorumlamışsın böyle.


 
DOSYA
 
FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (SON)
PERSPEKTİF
 
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Referandum Kandırmacası
  • İbrahim PUTKIRAN
    Bıktık Şu Virgül(,)lerden
  • ŞİİR
     
  • ABDURRAHMAN AŞKAN
    Kadir Gecesi
  • HİKMET KIZIL
    Eylül/üm
  • Gürsel ÇOPUR
    Yıkılan Kelebek Kanatları
  • AİLE
     
  • Bilinçli anne baba olmanın yolu
  • Gençlik Sorunları ve Çözümleri
  • Bu sıcaklarda neler yapılmaz
  • Haksöz Dergisinin Eylül 2010 Sayısı Çıktı!
    Özgün İrade Dergisinin 76.Sayısı Çıktı!
    İSLAMÎ KESİM VE DEĞİŞİM (Yeni) (19 YORUM)
    Değişim hayatın ve onu kuşatan mesajın dinamik boyutuna işaret etmekle birlikte bünyesinde yozlaşmayı da barındırabilen bir olgu. Bütün değişimler sancılıdır ve sorgulanmadan gerçekleşen değişimler yeni hüsran ve yanılgılara neden olabilir. İslamî kesimler ve tabiatıyla Müslüman bireyler değişim anaforunda yollarını bulmaya, istikametlerini korumaya çalışıyor. Dünya, yaşadığımız topraklar, insan p...>>>

     
      Referandumda nasıl bir tercihte bulunacaksınız?

      Evet
      Hayır
      Boykot

    Yönetim ne halkındır, ne halk tarafından yapılır, ne de halk içindir.

    - Noam Chomsky
     
     
    2390255
     

     
    11
     

      07 Eylül 2010 Salı