ABULLAH KOZLUKLU
Ey Seydam! sen tebessümü yüzünden hiç eksik etmezdin. En sıkıntılı anında bile çevrene tebessüm etmeye azami özen gösterirdin. Bir gün sizi ziyarete gelmiştim. Senin sevgili oğlun küçücük Fadıl'lın sürekli çorba içtiği için kızıp küsmesini bile bana tebessümle anlatmıştın.
Ey seydam! sen organize yapmayı, insanların birlikte hareket etmesini sağlama çabalarını çok severdin. O gün sadece imam hatip mektebinde iki yüze yakın talebeyle, onca yaşına rağmen bizzat ilgilenirdin. Muhatabına sürekli ümit verirdin. Ümitsizliği sevmezdin. Çevrene sürekli pozitif enerji yayardın. Muhatabını cezp eden bir yaklaşımın vardı.
Ey seydam! sahsına yönelik eleştiri ve ithamlara kendi adına itibar etmezdin. Savunma adına bir endişe taşımıyordun. Fakat Müslümanlara dönük haksızlıklara karşı ise sesiz kalmadığın gibi, en etkili biçimde ilmi savunma yapardın.
Ey Seydam! alim olmanın yanında, önder bir kişiliğin vardı. Fakat sen bunlara rağmen sürekli kendini arka plana çeker, başkalarını bu işe teşvik ederdin. Mütevazı kişiliğini anlatmaya güçüm yetmiyor.İktisadi anlamda gelecek kaygısı taşımıyordun. Azla kifayet etmesini biliyordun.
Ey Seydam! karanlık senaryolara karşı sürekli bizi ikaz ederdin.Karanlık ellerin Müslümanların arasını açmak için ellerinden geleni yapacaklarını,bizlerin ise daima uyanık olmamızı salık verirdin .
Ey Seydam! hele o muvahid yaklaşımın dillere destandı. İslami camia ile sürekli irtibat halinde olmayı arzulardın. Bu senin ümmet bilincine verdiğin azami önemi gösterirdi. Kişilerin aynı perspektifle düşünmeseler bile asgari konularda ittifak etmelerini daima isterdin.
Ey Seydam! Seni küçük öğrencilerin şimdilik büyüdüler ve yurdun her bir köşesinde hayatlarını idame ettirirken,seni hasretle yad ederler.sanki büyümemişçesine hala onları kucaklamanı arzularlar.
Ey Seydam! senin yoluna layık olamadık.Yüce Rabbimin sana vereceği şefaat yetkisiyle,Biz aciz dostlarına şefaat edecek misin ey seydam. Ben bunları tanıyorum rahmet edenlerin en merhametlisi; senin ilahi dinine layıkıyla hizmet edemediler. En güzel biçimde dinini yaşayamadılar. Ey rabbim amelleri eksikte olsa bunlar samimiydiler. Sen bunları bağışla ey Allah’ım diyecekmişsin bizim için ey seydam.
Ey Seydam! sen şehit dostlarınla birlikte, şimdilik Kerbela nın mahzun ve mazlum Hüseyinin yanındasın. Bizimde selamımızı onlara ilet ve bize onlardan da şefaat ricasında bulun.
Ey Seydam! Şehitler ve alimler, kimin önce cennete gireceğine dair müzakere edecekleri zaman, Yol verin benim önceliğim var. Alim deseniz ben Allah rızası için ilim tahsil ettim. Kan deseniz işte kanlı elbiselerim. Ben ilahi kelimetullah için öldürüldüm. Öylese ben önce gireceğim cennete diyeceksin. Yolun açık olsun diyecekler ve önceliği size verecekler.Yolun açık olsun ey seydam. Elbete tek mahzun olduğunuz nokta. Bir an önce bizimde sizlere kavuşma arzunuzdur.
Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize ve yolunuza tabi olanların üzerine olsun.
14.02.2008