ALİ KAYA
Yüzyılın son dönemlerinde kapitalizmin yapı ve kültürünün çeşitlenmesi, postmodern yayılımın tüm dünya uluslarına sirayet edip belirleyici etken olması, komünizmin yıkılmasıyla birlikte, iyice serpilen global kültürün kurduğu dizayn bireysel ve toplumsal kararların oluşumunda başat bir rol oluşturmaktadır...
Endüstrinin, sanayileşmenin, mekanizmin sınırsızlığı, global piyasa ağının, yine bu ağı elinde tutan güçlerin, medeniyetle karşılaşmamış toplumlara kadar sirayeti gerek beyin gerekse eylem merkezini belirleyip değiştirebilmektedir...
Üretilen ve piyasaya sunulan her yeni mamul, telefonundan tutun, bilgisayara, televizyona, internete saf bir mamul olarak kalmamakta, kültürün her tarafını kuşatmaktadır....
Bilgeliğin ve derin analizin güçlüğü, ekonomik ve siyasi şartların zorluğu nedeniyle, alternatif bir kültür oluşturamayan dünya ulusları, zamanla mekanizmanın güdümüne girip global kültürün kimliğine uygun bir hal almaktadır...
Şöyle ki; popülizm bir kişilik haline gelmekte, baskın bir güç oluşturmakta; sanatta-felsefede-sporda-basın-yayında, siyasette, hatta dini eğilimlerde derin analiz yoksunluğu neticesiyle, bir insan tipi oluşturmakta, sözler, partileşmeler, cemaatleşmeler o kaynağa doğru akmaktadır...
Saddam da, Chavez de, Kaddafi de, Castro da, halklarda,inançlarda global endüstrinin oluşturduğu bu kimlik içinde dolanmaktadırlar.....
Geri kalmışlık, gelişmişlik, uygarlık, modernleşme, teknoloji yayılımı temel kavram ve istemler olmakta halklar kendilerini bu standartlara göre belirlemekte, leh ve aleyhte duruşlar global kültürün içinde ki seçenekler doğrultusunda olmaktadır....
KARAR ALMA SÜRECİNİ DERİNDEN ETKİLEMEKTEDİR......
İNSAN SUNİ BİR VARLIK OLARAK ARAÇ HALİNE GELMEKTE, kitle ruhu; makinevari titreşimlerle hakim bir kültür tarzına sahip bulunmaktadır....
İnsan bu durumdan ancak şuurlu kavramlaştırma, şuurlu ahlak ve şuurlu eylem ile kurtulabilir.....
Kendini araçsallaştıran mekanizme karşı kendi bilincinin devasa kıstaslarını oluşturarak, aşk-adalet-diyalektik ve ahlakı özümseyerek özüne ve asli kimliğine dönebilir....
Karar alma sürecinde; tarafsız-ahlaki ve evrensel-okuma; insanlığa, adil olan Allah ve amaç sahibi evren ve sürecin karşılaşması için öncülük edecektir.....
Okuma ile beraber doğru eylem ve davranış sıkıntılı da olsa bir süreci başlatacaktır.....