İshak Duman
Allah’ım! Güneşi, ayı ve dünyadaki her şeyi benim emrime vermişsin, beni yüce ve şerefli kılmış, bana tenezzül etmişsin. Bu aciz kulla konuşmak gibi büyük bir değer vermişsin ki! Beni Alak’tan, bir damla sudan yaratılmışken, bu kadar küçükken beni bu derece yüceltmişsin. Bunca nimetleri önüme sermişsin. Bu Dünyada, Dünya ve Ahiret huzurum için bana kılavuz göndermişsin…
Allah’ım! Sen göklerin, yerin Rabbisin, sen mülkün sahibi olan Maliksin, sen ihtiyaçları gideren, sıkıntılara, çağırışlara, yalvarışlara cevap veren, kuluna yol gösteren, Rahmetinle her kuluna ayırım yapmadan merhamet edensin. Sen sinelerimizdekini bilen, sevgiyi veren ve sevensin. Sen birsin, büyüksün, yücesin, şahitsin; sen gönlüme şahit olan niyetimi bilensin. Sen sana bakana bakansın, sen yamulanı düzeltensin. Sen sevginin Rabbisin sen benim Rabbimsin...
Allah’ım! Bu günahkâr, aciz, kendini bilmez, haddini çok aşan, gafilleşen, seni bazen unutan, bazen istemediğin şeyleri yapan bu kulunun yakarışını kaale al, cevap ver… Sen bana ‘’Allah’ın Rahmetinden ümidinizi kesmeyin’’ demişsin mübarek kelamında. Ben de bu ayete güvenerek kapına geldim, kapını çaldım, kapını çalanlara kapı değil kapıları açansın, bana kapını aç Allah’ım…
Ya Rabbi! Biliyorum haddimi çok aşmışım seni bazen hiçe saymış, unutmuşum. Biliyorum bir gün dağ, gök kızacak öyle bir fırtına kopacak ki tek başıma kalacağım o fırtınada da beni yalnız bırakma Allah’ım…
Allah’ım! Biliyorum beni dergâhından kovmazsın, beni unutmazsın, beni unutsan da, kovsan da ben senin kapına hep geleceğim, kapını çalacağım, ümidimi asla kesmeyeceğim… Çünkü sen mübarek kelamın ve Resulünle bana böyle öğretmişsin. Sen ki sana nankörlüğün en alasını yapanları affedensin beni mi affetmeyeceksin hâşâ!... Sen affetmeyi çok sevensin beni de affedersin… Ama ben kendimi affedemiyorum sana nankörlük ettiğim o anıları unutamıyor affedemiyorum.
Allah’ım! Benim kalbime öyle bir iman ver ki; Seni sonsuza kadar sonsuzca şükredeyim. Ben çok günah işledim, günahkârım, farkındayım. Beni imtihan üstüne imtihanla imtihan ettiğinin bilinç ve şuurundayım. Başıma gelen her şeyi kendime imtihan diye empoze ediyorum. Ve bazen de gerçekten büyük imtihanlarla imtihan oluyorum. Bu imtihanları başarıyla geçmek, karşına mağlup olmuş, nefsine esir düşmüş, başı eğik değil, sana bakmak başımı dik tutmak istiyorum.
Allah’ım! Sen kalbimde olanları, neler yaptığımı, ne yapmak istediğimi çok iyi biliyorsun. Amacım sadece senin dinine yardım etmektir. Çünkü sen “Dinime yardım edene bende yardım ederim” demişsin. Bu amacımla birlikte eğer şaşırırsam hedefimi sen doğrult, beni şaşırtma, aklımı uydurma hevama...
Allah’ım! Beni bana bırakma yoksa acizliğimin kurbanı, nefsimin mahkûmu olurum. Allah’ım! Beni affetmeni, bana doğruluğu göstermeni, yaptığım kusur ve hatalarımı silmeni, beni imtihan edeceğin imtihanla mesud eylemeni istiyorum. Beni imtihanınla baş başa bırakmamanı diliyorum. Allah’ım! Senden özellikle şunu talep ediyorum: Bana Hz. Yusuf’a verdiğin sabrı, direnme gücünü, nefsime hâkimliğini arzuluyorum. Yusuf gibi senin olmak istiyorum, dünyanın değil. Yusuf misali kadına, paraya, maddiyata önem vermeyen, boyun eğmeyen Yusuf olmayı... Allah’ım! Adım Yusuf ama Hz. Yusuf gibi özümün de Yusuf olmasını istiyorum. ALLAH’IM! GÖMLEĞİ ARKADAN YIRTILAN YUSUF GİBİ OLMAK İSTİYORUM. Namusunu ve namusları düşünen Yusuf olmak istiyorum. Biliyorum her Yusuf un bir Züleyha’sı vardır. Züleyha’sına kendisini kaptırmayan Yusuf gibi olmak istiyorum. Allah’ım! Senden kalbimin en derinliklerinden gelen bir duyguyla, samimiyetle, yalvarıyor, yakarıyor; senden istiyorum. En çok istediğim ve bahtiyar olacağım şey: ALLAH’IM! BEN YUSUF OLMAK İSTİYORUM…