Editör
Ramazan, Arınma, Denkleştirme

Şeref Sidar
Doğu - Batı Kardeşliği

Muhammed Yıldırım
Referanduma Küçük, Siyasi Genel Affa Büyük EVET

M. Yasin Haskanlı
Kur’an ve İslamî Kimlik, Onurla Taşıdığımız Bir Yüktür

Zeki Savaş
Evet...

Nesip Hiçyılmaz
Sahih Düşüncenin Temel Koordinatları

Yavuz Yılmaz
Hakkârili Dosta…

Ahmet Kaya
Meselelere Bir Usul Dahilinde Yaklaşım Önceliğimiz Olmalıdır!

Necmiye İkra Yener
Semanın Seslendiği: Ey Şehid!

Kerem Enginsu
İnsanlığın kurtuluş Gemisi

Mustafa Naim
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)

M. Sıddık Marsaklı
Tevhid (1)

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah


Mustafa AYDIN


Kürtler Nereye?


“Kürt sorunu”nu ilk silahın patladığı 1984-Ağustos ayından beri olayları yakından takip etmeye çalışan biri olarak, 30 yıl boyunca konuyla ilgili yazılar yazdım. Her bir yazı, o günün gelişen olaylarına ilişkin bir şahitliği/tanıklığı ifade eder.
 

 
 
 
11 Eylül 2009
     Sokak Çocuğu

     Sabriye Tekin

Bir kusur işlemiş gibi bir köşeye diz çökmüş gelen geçene kayıyordu gözleri; bir suçlu gibiydi bakışları… Çocuklarının ellerinden tutup giden anne-babalara dalıp gidiyordu bakışları. Gerçekten bir kusur mu işlemişti, gerçekten suçlu muydu?… Gelip gidenlerin arkasına takılıyordu yüreği, bedeni olduğu yerdeydi… İşte bir çocuk daha geçiyor anne ve babasının elinden sıkıca tutmuş, biri tutup ailesinden ayırmasın diye sımsıkı tutuyordu ellerinden ailesi… 

Suçlu bakışlarla etrafını süzmeye devam ediyordu, zaman geçiyor o da zamanla beraber akıp gidiyordu bir yerlere; ama nereye ve hangi zamana bir yolculuktu o da bilmiyordu...

Hava çok soğuktu, ayazdı; ama onu hiç etkilemiyordu bile, çünkü hep özlemini duyduğu bir sevgi yoksunluğunu yüreğinin en derinlerinden duymuş ve küçük yaşına büyük yükler yüklenmişti, acımasız ailesi tarafından. “Kimim? Neyim? Benimde bir ailem var mı; neredeler? Leylekler getirmemişti beni herhalde?”  diye bir his geçivermişti içinden. Evet; o ayazda esen yel gibi anlık bir his olarak geçip gitmişti minik yüreğinden, çünkü aile sevgisini hiç tatmamıştı o minik yürek, gözleri o mutluluğa hiç şahit olmamıştı; hep sokakların çirkin yüzüyle karşılaşmış, hep itilip-kakılmış gerçek sevgiden başkalarınca da mahrum edilmişti… “Hayat gerçekten böyle mi? Sokakta yaşayanlara insanlar hep böyle duygusuz ve sevgisiz mi davranırdı? Ailem olsaydı acaba şimdi nerede olurdum, kimin şevkatli kucağında olurdum?” cümlelerini mırıldandı bir ara ve yaşlı gözlerle izlemeye devam etti sıcak aile manzaralarını o zemheri sokakta…

Zaman nasıl geçmişti, ne çabuk akşam olmuştu hiç farkında değildi…

Ahh güzel çocuk, senin ellerinde ki siyahlıklar gözlerinden yansımıştı; gözlerindi kömür siyahı olan. Yerler ve insanların yürekleriydi kaskatı kesilmiş olan, senin kalbin o sevgiyi hiç tatmamış olmasına rağmen alabildiğine yumuşak ve buruktu… Senin saçların uçuşuyordu o ayazda; insanlarınsa yüreklerinde ki sevgi ve merhamet çoktan uçup gitmiş, kaybedecek başka şeyleri kalmamıştı…

Hava oldukça ayaz ve soğuktu ama hiç farkında değildi. Çünkü hiç tatmadığı sevgiyi özlüyor ve aklı gözünün kaydığı sevgi çemberi içine alınmış çocuklardaydı…

Bu düşünceler içinde ayazdan titreyen ellerini yamalı pantolonunun cebine koymuş; beklediği köşeden küçük adımcıklarıyla uzaklaşmaya başlamıştı…

Kim bilir daha kaç adım atacaktı, aile sevgisinden mahrum yaşadığı günlerde; kaç soğuk gece bekliyordu daha o minik yürekli çocuğu; daha kaç köşede gelip geçen çocukları izleyecekti? Hayatı çok seviyordu, ama sırf dilenci kılıklı olduğu için sevilmiyor hep itilip-kakılıyordu…

Sonra adımlarını atarken içinden şevkat peygamberini hatırladı; bir vitrinde açık duran kanalda izlemişti; şevkat peygamberi çocukları çok severdi, kimsesiz çocuklara özel ilgisi vardı… İşte o zaman küçük yüreği O’nun yaşadığı dönemde yaşamak istediğini anlatıyordu; ama geçmişe gitmesi ne yazık ki mümkün değildi. Gün batmış, herkes evine çekilmiş; sokaklarsa sessizdi… Küçük adımlarıyla yürüdüğü sokakta, gecenin sessiz ama soğuk karanlığında kaybolup gitti…

Daha kaç soğuk ve anne-baba sevgisinden mahrum geçireceği günlerin hesabını yapıyordu, titreyen ellerinin titrediğinin bile farkında değildi.

Gözlerinden akan yaşlar düştüğü yerde derin izler bırakıyordu…


Bu yazı 271 kere okundu



Adınız Soyadınız :
E-mail :
Başlık :
Yorum :  
Güvenlik kodu :
   
Z.Güngör Uslu 25 Eylül 2009 12:21:08
*** Bir çocuk... ***

*** Bir çocuk... ***
Bir çocuk var kimsesiz, sessiz loş köşede,*
Zemheri vurmuş teni, yalnız boş köşede,*
Bir lokma ekmek ,için, her gün koş köşede,*
Şevkate muhtaç çocuk, hâl nahoş köşede.*
***
Hayaller kurar çocuk, sakin ve çaresiz,*
Çok kimse aş beğenmez, o mecburi perhiz,*
“Sıcacık bir yuva olsa, gül baksa annemiz,*
Babamız başım öpse, gül açsa çehremiz.”,*
***
Sert rüzgârla ürperir, irkilir aniden,*
Düşleri tuz buz olur, sanmıştı sahiden,*
Şen çocuklara bakar,” pek mutlu” der “giden”,*
Garib çocuk mahrumdur, kardeş ve ağbiden.*
***
Aşık Uslu kimse ol, kimseiz o güle,*
Kol kanat ger yoksula, çıkar gül sahile,*
Fakir derdini paylaş, inle hep ahh ile,*
Sabriye güzel yazmış, tebrik sal gül dile.*
***
Aşık uslu Niksarî
Ayyıldız Fm www.ayyildizfm.com
25.09.2009 12:08 Samsun


OSMAN ZİYA 11 Eylül 2009 15:26:56
SOKAKLAR BİZİM

ÇOK HOŞ BİR ÇALIŞMA ELE ALMIŞINIZ.ALLAH RAZI OLSUN.SOKAKLARIMIZI BİZİM ÇOÇUKLARIMIZI ELE ALMIŞINIZ.BAŞKA KİMİMİZ VAR.ONLARDA BU VATANIN EVLADI.AYNI BAYRAGIN ALTINDA YAŞIYORUZ.KARDEŞİZ ....ONALARA SAHİP ÇIKMAK GEREK.BEN ELİMDEN GELENİ YAPICAĞIMA RABBİME SÖZ VERDİM.GERİ DÖNÜŞ YOK GAYRİ........
TEŞEKKÜR EDERİM.......ALLAH RAZI OLSUN
FARKLI ÇALIŞMALARINIZIDA BEKLERİZ.


 
DOSYA
 
FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (SON)
PERSPEKTİF
 
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Referandum Kandırmacası
  • İbrahim PUTKIRAN
    Bıktık Şu Virgül(,)lerden
  • ŞİİR
     
  • ABDURRAHMAN AŞKAN
    Kadir Gecesi
  • HİKMET KIZIL
    Eylül/üm
  • Gürsel ÇOPUR
    Yıkılan Kelebek Kanatları
  • AİLE
     
  • Bilinçli anne baba olmanın yolu
  • Gençlik Sorunları ve Çözümleri
  • Bu sıcaklarda neler yapılmaz
  • Haksöz Dergisinin Eylül 2010 Sayısı Çıktı!
    Özgün İrade Dergisinin 76.Sayısı Çıktı!
    İSLAMÎ KESİM VE DEĞİŞİM (Yeni) (19 YORUM)
    Değişim hayatın ve onu kuşatan mesajın dinamik boyutuna işaret etmekle birlikte bünyesinde yozlaşmayı da barındırabilen bir olgu. Bütün değişimler sancılıdır ve sorgulanmadan gerçekleşen değişimler yeni hüsran ve yanılgılara neden olabilir. İslamî kesimler ve tabiatıyla Müslüman bireyler değişim anaforunda yollarını bulmaya, istikametlerini korumaya çalışıyor. Dünya, yaşadığımız topraklar, insan p...>>>

     
      Referandumda nasıl bir tercihte bulunacaksınız?

      Evet
      Hayır
      Boykot

    Yönetim ne halkındır, ne halk tarafından yapılır, ne de halk içindir.

    - Noam Chomsky
     
     
    2389971
     

     
    16
     

      07 Eylül 2010 Salı