Editör
Ramazan, Arınma, Denkleştirme

Şeref Sidar
Doğu - Batı Kardeşliği

Muhammed Yıldırım
Referanduma Küçük, Siyasi Genel Affa Büyük EVET

M. Yasin Haskanlı
Kur’an ve İslamî Kimlik, Onurla Taşıdığımız Bir Yüktür

Zeki Savaş
Evet...

Nesip Hiçyılmaz
Sahih Düşüncenin Temel Koordinatları

Yavuz Yılmaz
Hakkârili Dosta…

Ahmet Kaya
Meselelere Bir Usul Dahilinde Yaklaşım Önceliğimiz Olmalıdır!

Necmiye İkra Yener
Semanın Seslendiği: Ey Şehid!

Kerem Enginsu
İnsanlığın kurtuluş Gemisi

Mustafa Naim
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)

M. Sıddık Marsaklı
Tevhid (1)

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah


Mustafa AYDIN


Kürtler Nereye?


“Kürt sorunu”nu ilk silahın patladığı 1984-Ağustos ayından beri olayları yakından takip etmeye çalışan biri olarak, 30 yıl boyunca konuyla ilgili yazılar yazdım. Her bir yazı, o günün gelişen olaylarına ilişkin bir şahitliği/tanıklığı ifade eder.
 

 
 
 
05 Şubat 2010
     Sizi oraya getiren irade bugün böyle istiyor!..

     Abdurrahman DİLİPAK

Ergenekoncular hiç itiraz etmesinler. Dün oraya onları kim yerleştirdi ise, bugün aynı irade böyle istiyor.. Bırakın “Ulusalcı” ayaklarını.. Paranızı veren, sistemi kuran, görevi veren onlardı. TUSLOG işçilerinden ne farkınız vardı Amerika’nın gözünde?.

27 Eylül 1952’de kurulan Seferberlik Tetkik Daire Başkanlığı’nın (Özel Harp Dairesi) başına Tümgeneral Daniş Karabelen getirilmiş. 15 subay da kurucular arasında yer almış. Amerika’da gayri nizami harp eğitimi alan askerlerimiz arasında kimler yok ki; Alparslan Türkeş, Suphi Karaman, Turgut Sunalp, Ahmet Yıldız ve Fikri Ateşdağlı. Soğuk savaşın gönüllü fedailiğini üstlenen bir örgüt bu..
Amerikan Askeri Yardım Heyeti ile aynı binada çalışıyorlar.. Paralarını, silahlarını, hedeflerini, örgüt yapılarını hepsi “büyük birader” belirliyordu..
Can Dündar, 1992’de hazırladığı Seferberlik Tetkik Kurulu’nu anlatan belgeseli yeniden yayınladı. Dündar, bu birimin tarihi geçmişine değinirken 1992 yılında bu birimle ilgili hazırladığı belgeseli de yeniden yayınladı. 1959 yılında kurulan ve daha sonra 3 kez ismi değiştirilen birimle ilgili belgeselde, bu birimden ilk kez Bülent Ecevit’in haberdar olduğu, bu birimin Turgut Özal’a yönelik suikasttan 1 Mayıs Taksim olaylarına kadar bir dizi olayın perde gerisinde olduğu dile getirildi.
Dönemin başbakanı Ecevit, böyle bir yapının varlığını 1974’teki Başbakanlığı döneminde tesadüfen öğrendiğini açıkladı. Ecevit, 1974’te dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’ın, “acil bir ihtiyaç için Başbakanlık’ın örtülü ödeneğinden birkaç milyon dolar istemesiyle” başlayan bilgilendirme sürecini şöyle aktaracaktı: “Bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. ‘Özel Harp Dairesi için istiyoruz’ yanıtı geldi. Öyle bir resmi dairenin, o zamana kadar adını bile duymamıştım... ‘Şimdiye kadar bu dairenin giderleri nereden karşılanıyordu?’ diye sordum. O zamana kadar bu dairenin tüm giderlerini bir gizli ödenekle ABD’nin karşıladığı bana bildirildi... Özel Harp Dairesi’nin nerede bulunduğunu sordum. ‘Amerikan Askeri Yardım Heyeti ile aynı binada’ yanıtını aldım...” Ecevit kendisine verilen brifingle daha ayrıntılı bilgiler edindi: “Adları gizli tutulan bazı ‘vatansever gönüllüler’ de sivil uzantı olarak çalışmak üzere ömür boyu görevlendirilmişlerdi. Gereğinde bu gönüllü sivil vatanseverlerin kullanmaları için de, Türkiye’nin bazı yerlerinde gizli silah depoları oluşturulmuştu.”
Sahi JİTEM var mı yok mu? Siz ne anladınız bu işten. Hem var, hem yok. Yaşar ne yaşar, ne yaşamaz.. Var ama yok, yok ama var.. Zaten derin devlet de aynen böyle bir şey..
Amerika’nın kurduğu, MOSSAD ile paralel faaliyet gösteren adına kozmik oda denen yere bir yargıç girince birilerinin keyfi kaçıyor.. Yahu paranızı Amerika vermiyor muydu, çalışma esaslarınızı Amerikalılar belirlemedi mi bugüne kadar?
Savaşın bittiğinden habersiz Japon askeri gibi bizim Ergenekoncular.. Arkadaşlar, soğuk savaş bitti..
Kozmik odanın yanında bir de İsraillilerin odası varmış.. İşe bakar mısınız; Türk Hükümetinin üyelerine karşı operasyon planları, suikast planları hazırlayan bir örgütten söz ediyoruz.. Nerede? Ankara’nın kalbinde. MOSSAD iyi yere dükkan açmış!.
Bu konuda her gün yeni yeni bilgilere ulaşıyoruz.. Gladio’nun Türkiye versiyonu bu.. Bir bakıyorsunuz Ergenekon oluyor. Bir başka gün JİTEM oluyor.. İşte Gladio ile ilgili internette yer alan bilgilerden kısa bir özet: “Gladio, Latince ‘gladius’ kelimesinden geliyor. ‘Hançer’ anlamını taşıyor. Bu, NATO’nun İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Varşova Paktı ülkelerinin Batı Avrupa’ya karşı olası bir saldırısına karşı geliştirdiği ‘karanlık/gizli ordulara’ verilen isim. Gladio, sadece İtalya’daki NATO’ya bağlı gizli birimlere, ‘Gladio Operasyonu’ ise Avrupa genelinde oluşturulan tüm gizli ordulara verilen genel bir ad oldu. Gladio Operasyonu, ilk defa 1948’de, NATO kurulmadan önce müttefik ülkeler arasında oluşturulan Batı Birliği’nin Gizli Komitesi (Clandestine Committee of the Western Union - CCWU) olarak ortaya çıktı. (Bana Batı Çalışma Grubu’nu hatırlattı) 1949’da NATO kuruldu. 1951’de, CCWU, NATO’nun içinde Gizli Planlama Komitesi (Clandestine Planning Committee - CPC) adı verilen bir daireye dönüştürüldü. (Bu da bana kozmik odayı hatırlatıyor) CPC, Fransa’da Avrupa Müttefikler Yüksek Merkezi (Supreme Headquarters Allied Powers Europe - SHAPE) tarafından yönetiliyordu. 1957’de CPC’ye paralel olarak, Müttefik Gizli Komitesi (Allied Clandestine Committee - ACC) kuruldu. ACC’nin görevi, Gladio şebekelerinin yönetmeliklerini hazırlamak, gizli faaliyetler yürütebilme kapasitelerini arttırmaktı. Bu amaçla, ABD ve İngiltere’de üsler kuruldu. Almanya, Belçika, Danimarka, Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda, Lüksemburg, Norveç, Portekiz ve Yunanistan’da olduğu gibi Türkiye’de de Gladio’nun yapılanmasında ACC etkili oldu. Tüm NATO ülkelerinin içinde yer aldığı Gladio operasyonunun esas unsuru, Avrupa devletlerinin orduları ve askeri istihbarat servisleriydi.”
Yarın da bu konuya devam edelim mi? Psikolojik harp, P2 filan..
Selam ve dua ile.

 

Vakit


Bu yazı 78 kere okundu



Adınız Soyadınız :
E-mail :
Başlık :
Yorum :  
Güvenlik kodu :
   


 
DOSYA
 
FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (SON)
PERSPEKTİF
 
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Referandum Kandırmacası
  • İbrahim PUTKIRAN
    Bıktık Şu Virgül(,)lerden
  • ŞİİR
     
  • ABDURRAHMAN AŞKAN
    Kadir Gecesi
  • HİKMET KIZIL
    Eylül/üm
  • Gürsel ÇOPUR
    Yıkılan Kelebek Kanatları
  • AİLE
     
  • Bilinçli anne baba olmanın yolu
  • Gençlik Sorunları ve Çözümleri
  • Bu sıcaklarda neler yapılmaz
  • Haksöz Dergisinin Eylül 2010 Sayısı Çıktı!
    Özgün İrade Dergisinin 76.Sayısı Çıktı!
    İSLAMÎ KESİM VE DEĞİŞİM (Yeni) (20 YORUM)
    Değişim hayatın ve onu kuşatan mesajın dinamik boyutuna işaret etmekle birlikte bünyesinde yozlaşmayı da barındırabilen bir olgu. Bütün değişimler sancılıdır ve sorgulanmadan gerçekleşen değişimler yeni hüsran ve yanılgılara neden olabilir. İslamî kesimler ve tabiatıyla Müslüman bireyler değişim anaforunda yollarını bulmaya, istikametlerini korumaya çalışıyor. Dünya, yaşadığımız topraklar, insan p...>>>

     
      Referandumda nasıl bir tercihte bulunacaksınız?

      Evet
      Hayır
      Boykot

    Yönetim ne halkındır, ne halk tarafından yapılır, ne de halk içindir.

    - Noam Chomsky
     
     
    2397525
     

     
    7
     

      11 Eylül 2010 Cumartesi