Editör
Ramazan, Arınma, Denkleştirme

Şeref Sidar
Doğu - Batı Kardeşliği

Muhammed Yıldırım
Referanduma Küçük, Siyasi Genel Affa Büyük EVET

M. Yasin Haskanlı
Kur’an ve İslamî Kimlik, Onurla Taşıdığımız Bir Yüktür

Zeki Savaş
Evet...

Nesip Hiçyılmaz
Sahih Düşüncenin Temel Koordinatları

Yavuz Yılmaz
Hakkârili Dosta…

Ahmet Kaya
Meselelere Bir Usul Dahilinde Yaklaşım Önceliğimiz Olmalıdır!

Necmiye İkra Yener
Semanın Seslendiği: Ey Şehid!

Kerem Enginsu
İnsanlığın kurtuluş Gemisi

Mustafa Naim
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)

M. Sıddık Marsaklı
Tevhid (1)

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah


Mustafa AYDIN


Kürtler Nereye?


“Kürt sorunu”nu ilk silahın patladığı 1984-Ağustos ayından beri olayları yakından takip etmeye çalışan biri olarak, 30 yıl boyunca konuyla ilgili yazılar yazdım. Her bir yazı, o günün gelişen olaylarına ilişkin bir şahitliği/tanıklığı ifade eder.
 

 
 
 
08 Şubat 2010
     CHP: Dinozorlar Müzesi...

     Sibel ERASLAN

CHP'li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, “Camiye ayakkabı ile giriliyor mu ki, GATA'ya türbanla girilsin” deyince... Pes artık dedim.

 Din ve dini anımsatan hemen her konuda bu kadar kaba saba bir güncelleştirme, ister istemez hepimizi buzul çağı öncesine götürüyor. Buz tutmuş bu siyasi algı, CHP mantığını, dinozorların bile gerisine düşürüyor. Gerçi “dinozor” kelimesinin içinden de geçiyor “din” hecesi... Demek ki hepimiz için oldukça güncel...
Çin Bilimler Akademisi yetkilileri 100 milyon yıl öncesine ait 5000 civarında yeni fosiller bulduklarını açıkladılar. Tam 5000 adet ayak izi, dinozorlara ait... Ne var bunda dedim haberi okuyunca, bizim dinozorlar hâlâ hayatta, “ezer geçerus” türü dinozorlar bizim hâlâ gündemimizde...
Eski zamanların bu efsanevi canlı türü hakkında bir kısmı bilimsel bir kısmı ise hayali pek çok bilgi var. Sayısız film ve hikayeye konu olmuş bu canlı türüyle aramızda buz tutmuş bir zaman tüneli var... Geçmiş zamanların yeryüzü kraliyetini sürmüş bu canlı türü, artık bizler için korkudan çok kah üzüntülü kah sevimli bir hatıra. Plastik bir oyuncak, ya da kuşe çıkartmalar şeklinde dolaplarımızı odalarımızı süsleyen birer görüntü...
Hayat böyle bir şey...
Bir zamanlar dünyaya hükmetmiş, azametleri altında yeryüzünü titretmiş, insanlara kan kusturmuş türler, sülaleler, ırklar, kaderlerinin tamamlanmasıyla, bir daha geri gelmemek üzere tarihin gerisinde kalıyorlar. Şanslı olanları ise, kapılar ve kilitler arkasında saklı tutuldukları müzelerde görücüye çıkıyorlar. Dinozorlar, Firavunlar, Pompei, Sadom ve Gamore, hepsi birer masal, birer müze objesi...
Bundan birkaç yüz yıl sonra, eğer dünya hâlâ yerinde duruyor ve kıyamet kopmamış bir halde olacaksa... Birkaç yüz yıl sonrakiler de bize büyük bir ihtimalle dinozorlar gibi bakacaklar. Düşünsenize, kazılar yapılıyor, kemikler toplanıyor, eski filmler, hatıra defterleri, ses kayıtları, gazete kupürlerine falan rastlanıyor... Bugün bize ancak acıklı bir filmin konusu gibi gelen arenada aslanların önüne atılmış ilk Hristiyanların hayatı, zencilerin Afrika'dan bindirildikleri ölüm gemileriyle köleleştirilmesi hikayesi gibi pek çok konu, gelecek nesilleri de şaşırtacak... Mesela birkaç yüzyıl sonra, şapka takmadığı için asılan insanların hikayesini bir türlü çözemeyecek, anlayamayacak nesiller gelecek... Başörtüsü takan kadınlara okumayı ve hastaneye girmeyi yasaklayan zihniyete de aynen bizim bugün dinozorların veya firavunların şiddetini anlayamadığımız gibi şaşkın gözlerle bakacaklar... Belki bir müze kuracaklar... Cam dolaplar içinde sergilenecek üzeri puanlı veya ekoseli kadın örtülerini göstererek; işte diyecekler, bunu örtünen kadınları cezalandırıyorlardı... Kimler cezalandırıyordu diye soran meraklı turistlereyse hemen yan taraftaki başka bir cam dolabı işaret ederek, “işte bunlar” diyecekler. CHP'nin altı oklu parti rozeti, birkaç yargıç veya rektör cüppesi gibi birtakım kalıntılar... Firavun piramitlerinde veya Pompei'de taş kesilmiş insanların arasında gezinen turistler gibi, geleceğin meraklı nesilleri de aramızdan, evlerimizden, sokak ve anıtlarımızdan geçecekler... Bugün yaşadıklarımıza bir anlam veremeden...
Hayat böyle bir şey...
İçinde “din” hecesi geçtiği için, dinozorlardan bahsetmeye devam edelim. Yale Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, fosillerde gizli yüzlerce mikroskobik ipucunu deşifre ederek, 150 milyon yıl önce soyu tükenen bir dinozorun tüylerindeki renkleri belirlemiş... Hayali bir resim de çizip dünya basınına dağıtmışlar. Uğraşmaya ne gerek var dedim haberi okuyunca, bizim CHP ortada, al sana dinozor resmi...
“Türk Dinozoru” CHP'nin, demokratikleşme konusunda yaşanan ciddi iklim değişikliğine daha ne kadar tahammül edeceğini bilemiyoruz. Antalya Belediye Başkanının, buzul çağını andıran bu cümlesi sizi bilmem ama beni “bir an evvel bitsin” moduna soktu.
CHP Müzesi, Dinozorlar Devrinin kapandığını bir türlü kabul etmiyor ne yazık ki..

 

Vakit


Bu yazı 62 kere okundu



Adınız Soyadınız :
E-mail :
Başlık :
Yorum :  
Güvenlik kodu :
   


 
DOSYA
 
FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (SON)
PERSPEKTİF
 
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
  • M. ŞAKİR KOÇER
    Referandum Kandırmacası
  • İbrahim PUTKIRAN
    Bıktık Şu Virgül(,)lerden
  • ŞİİR
     
  • ABDURRAHMAN AŞKAN
    Kadir Gecesi
  • HİKMET KIZIL
    Eylül/üm
  • Gürsel ÇOPUR
    Yıkılan Kelebek Kanatları
  • AİLE
     
  • Bilinçli anne baba olmanın yolu
  • Gençlik Sorunları ve Çözümleri
  • Bu sıcaklarda neler yapılmaz
  • Haksöz Dergisinin Eylül 2010 Sayısı Çıktı!
    Özgün İrade Dergisinin 76.Sayısı Çıktı!
    İSLAMÎ KESİM VE DEĞİŞİM (Yeni) (20 YORUM)
    Değişim hayatın ve onu kuşatan mesajın dinamik boyutuna işaret etmekle birlikte bünyesinde yozlaşmayı da barındırabilen bir olgu. Bütün değişimler sancılıdır ve sorgulanmadan gerçekleşen değişimler yeni hüsran ve yanılgılara neden olabilir. İslamî kesimler ve tabiatıyla Müslüman bireyler değişim anaforunda yollarını bulmaya, istikametlerini korumaya çalışıyor. Dünya, yaşadığımız topraklar, insan p...>>>

     
      Referandumda nasıl bir tercihte bulunacaksınız?

      Evet
      Hayır
      Boykot

    Yönetim ne halkındır, ne halk tarafından yapılır, ne de halk içindir.

    - Noam Chomsky
     
     
    2397546
     

     
    10
     

      11 Eylül 2010 Cumartesi